Üye Girişi
x

Giriş Başarılı.

Yanlış Bilgiler.

E-mail adresinizi doğrulamalısınız.

Facebook'la giriş | Kayıt ol | Şifremi unuttum
İletişim
x

Mesajınız gönderildi.

Mesajınız gönderilemedi.

Güvenlik sorusu yanlış.

Kullandığınız Sosyal Medyayı Seçin
Yeni Klasör 8 yıldır sizin için en güvenli hizmeti veriyor...

Teknoloji dünyasındaki son gelişmeler ve sürpriz hediyelerimiz için bizi takip edin.

''Hayallerin neydi baba?''

> 1 <

Sezen

grup tuttuğum takım
Yüzbaşı Grup
Hat durumu Cinsiyet Özel mesaj 1775 ileti
Yer: Yanlizligin Baskentinden ( Amerika )
İş: CukuLataci :))
Kayıt: 03-04-2007 23:15

işletim sistemim [+][+3][+5] [-]
kırık link bildirimi Kırık Link Bildir! #186133 08-04-2007 02:37 GMT-1 saat    
Hayatımız babalarımızı affetmekle geçiyor zaten... Onun yanlışlarını, elinden gelmeyenleri, aklının ermediklerini affetmekle... İnanıyoruz çünkü küçükken, babamızın bir kahraman olduğuna

Ona bir oda ver” diyor Sadık babasına; “gidecek hiçbir yeri yok...”

Yanında üzgün bir çocuk. Annesini hiç tanımamış. Üstelik tarihin rüzgârı babasından da koparmış onu. Şimdi elinden tutan hasta bir babayla kapısını çalıyor dedesinin. Yani bir başka babanın, bir başka oğulun kapısını.Çağan Irmak'ın son filmi “Babam ve Oğlum”da geçiyor tüm bunlar. Bir oğul yıllardır konuşmadığı babasının kapısını çalıyor. İşkencelerden geçerken onu ayakta tutmuş olan tek şeyi, yani gururunu yenerek...Geçmişte babasına söylediklerini unutup ondan dinlediklerini de içine gömerek. Babasını affederek yani. Affetmeyi deneyerek...Hayatımız babalarımızı affetmekle geçiyor zaten... Onun yanlışlarını, elinden gelmeyenleri, aklının ermediklerini affetmekle.

İnanıyoruz çünkü küçükken, babamızın bir kahraman olduğuna.Gerçeği anladığımızda çocukluğun sağlam duvarında ilk çatlak açılıyor. O zaman Süperman'i yere seren dev bir kriptonit taşı gibi çıkıyor hayat karşımıza. Babalarımızı yaşlandıran, onları güçten kuvvetten düşüren uğursuz bir madde.gibi...Belki de o an büyümeye başlıyoruz. Zaman bizim için soyut bir kavram olmaktan çıkıp somutlaşıyor, elimizi uzatsak dokunabileceğimiz bir maddeye dönüşüyor. Onun sayesinde yeni bir yüzüyle karşılaşıyoruz babamızın; bağışlanması gereken yüzüyle.Filmdeki çocuğun babasının ruhu da ciğerleri de iyileşmeyecek şekilde hastalanmıştı. Küçük deniz Süperman'in ölümüne çok erken yaşta tanık oldu bu yüzden. Çocuk da o an büyümeye başladı işte. Babasını tamamen anlayıp affedene kadar devam edecek olan ergenliğine ilk adımı attı. Küçük ruhundaki yaralar, yanaklarında çıkacak kocaman sivilcelerden çok daha fazla acıtacaktı canını.İyileşmenin tek yolu vardı üstelik: Babasını affetmek. Hepimiz babalarını affetmek zorunda kalan çocuklar değil miyiz sonuçta?


...


Yüzde yüz affedilmez babalar. Çünkü onlar kahramandır.
Filmdeki küçük Deniz'in babasını tam olarak ne zaman affettiğini biliyorum aslında.


“Ona bir oda verin” dedi bize, babasını göstererek: “Gidecek başka yeri yok”İnsan ister istemez düşünüyor tabii; “ben kendi babamı affedebildim mi?” diye. Tabii hemen yetişiyor vicdanımız ve ekliyor; “oğlumuz bizi affedecek mi?”Hayat o iğrenç kriptonit taşlarını kafamıza atmaya başladığında bizimle beraber çocuklarımız da yaralanacak mı?



Nasıl özür dileyeceğiz onlardan?
Küçükken kahraman olduğunu düşünüyoruz babamızın. Canavarlarla dövüşen bir şövalye, yenilmez bir prens... Sonra bir bakıyoruz saçları beyazlamış, omuzları çökmüş, sırtı eğilmiş adamcağızın... O an küsüyor ve kendisini hiçbir zaman affetmeyeceğimize yeminler ediyoruz.Allah'tan büyüyoruz sonra... Hayatın canavarları bizim de kolumuzu bacağımızı ısırmaya başladığında anıyoruz; meğerse babamızın gerçekten kahraman olduğunu. Bizim için hangi güçlüklere katlandığını. Kimlerle hangi savaşları yaptığını, nelerden vazgeçtiğini.


Hangi hayalleri bizim için yüreğine gömdüğünü.
“Hayallerin neydi baba?” diye sormak isterdim, eğer hayatta olsaydı ona. Zamanında akıllılık edip benim ve kardeşimin uğruma nelerden vazgeçtiğini, kimlerden uzaklaştığını öğrenebilseydim onu kahraman olmadığı için affetmem işten bile olmazdı şimdi. Tabii artık yaşamadığı için bu soruyu soramıyor ve tahminlerde bulunuyorum. Babamın hayallerini hayal ediyorum yani. Yazar olmak isteyip de olamamış babamın hayallerini...



Bir kız sevip de alamamış babamın hayallerini...


Para kazanıp çarçur etmiş babamın hayallerini...



Hayatında yurtdışına hiç çıkamamış olan babamın hayallerini...(ALINTI)

*Ben Babamin Hayallerini Hala Bilmiyorum*

Bunu ilk beğenen siz olun

Hata Oluştu


> 1 <