Üye Girişi
x

Giriş Başarılı.

Yanlış Bilgiler.

E-mail adresinizi doğrulamalısınız.

Facebook'la giriş | Kayıt ol | Şifremi unuttum
İletişim
x

Mesajınız gönderildi.

Mesajınız gönderilemedi.

Güvenlik sorusu yanlış.

Kullandığınız Sosyal Medyayı Seçin
Yeni Klasör 8 yıldır sizin için en güvenli hizmeti veriyor...

Teknoloji dünyasındaki son gelişmeler ve sürpriz hediyelerimiz için bizi takip edin.

Gerçeğe sadakat çağrısı!!!!!!!!!!!...

> 1 <

RePublic93

grup tuttuğum takım
Çavuş Grup
Hat durumu Cinsiyet Özel mesaj 418 ileti
Yer: Aşkın Doruğu
İş: Öqrençi
Kayıt: 13-09-2007 08:37

işletim sistemim [+][+3][+5] [-]
kırık link bildirimi Kırık Link Bildir! #259196 16-09-2007 07:42 GMT-1 saat    
Milliyet'in yayın politikasının irdelendiği, özel haber ve dosyalarımızın üzerinde durulduğu bu köşede 25 Aralık 2006'da yayımlanan yazı "Gazetelerin yıldızlara göre kimlikleri" başlığını taşıyordu.
TÜBİTAK'ın "2006 Yılı Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri"ne değer görülen 21 akademisyenin mütevazı olanaklarla başarıya ulaşan hayat hikâyelerini yayımlayan tek gazete geçen yıl Milliyet olmuştu. Bu durumu dikkate alan TÜBİTAK'ın, Milliyet'te "Türkiye'nin gerçek yıldızları" adıyla yayımlanan yazı dizisini hazırlayan arkadaşlarımız Mustafa İstemi ile Saliha Çolak'a "şükran plaketi" vermesini konu edinen o yazı, şu satırlarla noktalanıyordu:
"Türkiye, sözlükteki yaygın kullanımıyla 'yıldız'larla dolu bir ülke. Gazetelerin kimliklerini ayrıştıran çizgiler de, kendilerini hangi alanlardaki yıldızlarla özdeşleştirdiklerine bağlı olarak ortaya çıkıyor!"


'Türkiye'nin yüz akları'
Ülkelerini bilimde dünyanın ön sıralarına taşıyan yurtdışında yerleşik Türk bilim insanlarına bu sene ilk kez "TÜBİTAK Özel Ödülü" verildi.
Özel ödüle; alanında önemli bir aşı geliştiren İsviçre Alerji ve Astım Enstitüsü Direktörü Prof. Ali Akdiş, beynin hafıza işlevi üzerine Almanya'da çalışmalar yapan Prof. Onur Güntürkün ve ABD'de atık otomobil lastiklerini titreşim emen inşaat malzemesine dönüştüren Prof. Tuncer Edil değer görüldüler.
Evrensel başarılara imza atan üç bilim insanımızın hayat hikâyesi de yine sadece Milliyet'te yayımlandı.
Arkadaşımız Yıldız Yazıcıoğlu, Türkiye'ye onur ve cesaret veren Akdiş, Güntürkün ve Edil'e ulaşarak, salı günü "Türkiye'nin yüz akları" başlığıyla manşetimize çıkan yaşam öykülerini kaleme aldı.


Arkeologsuz kazı
Doğal çevrenin yanı sıra tarihi ve kültürel varlıkların korunması yayın politikamızda önemli bir yer tutuyor. Arkadaşımız Ömer Erbil'in geçen pazartesi günü manşetimize çıkan "Kurtarırken yıkıyorlar" başlıklı özel haberi, yayın politikamızda ağırlık taşıyan bu ilkenin sözde kalmadığını bir kez daha gösteriyordu.
M.Ö. 8. yüzyıla uzanan dönemlere ait çanak-çömlek parçaları bulunan Çeşme Kalemburnu Yarımadası'ndaki antik İonia kentinde arkeologsuz kazı yapıldığı ihbarı gazetemizi harekete geçirdi. Bölgeye giden Erbil, otel inşaatları için Çeşme Müzesi'nce yapılan sondaj kazılarının mevzuat hükümlerine aykırı olarak "arkeologsuz" yapıldığını yerinde tespit etti, parçalanmış lahitleri görüntüledi.


Profesyonel standartlar
Olaylara "haber değeri" kazandıran kriterler, mesleğimizde profesyonel standartların yükselmesi açısından büyük bir önem taşıyor.
Eğer bir olay "yeni", "önemli", "ilginç" ve coğrafi/tematik açıdan insanlara "yakın"sa haber olmaya adaydır. Milliyet'in, olayları "haber" mertebesinde değerlendirmek için gözettiği temel kriterler bunlardır.
Evrensel düzeyde standartları ifade eden bu objektif kriterler, hareket noktası açısından haberciliğe sağlam bir etik zemin de oluşturur.


Zorunlu namaz molası
Geçen haftanın basında en çok alıntılanan konusu, "Yolda zorunlu namaz molası" başlığıyla çarşamba günü manşetimize çıkan haber oldu. Bu dosya da, objektif kriterler gözetilerek haberleştirilmiş bir olaya dayanıyordu.
Samsun'dan İstanbul'a hareket eden bir otobüs, bazı yolcuların ısrarlı tutumu üzerine cami önüne çekilerek namaz molası vermiş, bu sırada tartışma yaşanmıştı.
Arkadaşımız Şükran Pakkan, tartışmaya ilişkin bilgiler iletildiğinde titiz bir muhabirin yapması gereken her şeyi, hiçbir aşamayı ihmal etmeyerek yerine getirdi. Tartışmaya sahne olan otobüsün bağlı olduğu Metro firmasının Genel Müdürü Sinan Solok ve Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım, namaz molası ısrarı üzerine çıkan tartışmaları doğruladılar. Haberde yolculuk esnasında nasıl namaz kılınabileceğine ilişkin olarak İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı'nın görüşlerine de yer verildi.


Türkiye'ye kötülük
Tamamı banda alınan bu görüşmelerin ses kayıtları gazetemizde muhafaza edilmesine karşın, haberimizi "inanca saldırı" olarak göstermek isteyen gazeteler ve yazarlar olabildi.
Ne yazık ki Türk basınında "profesyonel standartlar"dan ziyade "kendi inançlarına uygunluk" kriteriyle harekete geçen, bütün yayınları bu ölçüyle yargılayan ve kutsal duyguları ideolojilerine alet eden bir kesim bulunuyor.
Bu saldırılar Türkiye'de sağduyunun sesi, Türk basınında güvenin simgesi olan Milliyet'i elbette yıldıramaz. Ancak kitle iletişim araçlarında kutsal duyguların gerçekleri çarpıtan yalanlarla kışkırtılması Türkiye'ye telafisi olanaksız zararlar verebilir.
Gazetecilik gerçeğe sadakat gerektirir.
Bütün basın kuruluşları ve çalışanlarını, her şeyden önce gerçeklere sadık olmaya çağırıyoruz.
* * *
İki haftalık bir aradan sonra görüşmek üzere.

Bunu ilk beğenen siz olun

Hata Oluştu


> 1 <