Üye Girişi
x

Giriş Başarılı.

Yanlış Bilgiler.

E-mail adresinizi doğrulamalısınız.

Facebook'la giriş | Kayıt ol | Şifremi unuttum
İletişim
x

Mesajınız gönderildi.

Mesajınız gönderilemedi.

Güvenlik sorusu yanlış.

Kullandığınız Sosyal Medyayı Seçin
Yeni Klasör 8 yıldır sizin için en güvenli hizmeti veriyor...

Teknoloji dünyasındaki son gelişmeler ve sürpriz hediyelerimiz için bizi takip edin.

''Krizin ortasındayız''

> 1 <

007mehmet

grup tuttuğum takım
Binbaşı Grup
Hat durumu Cinsiyet Özel mesaj 2504 ileti
Yer: ANTALYA
İş: öğrenci
Kayıt: 20-04-2007 16:17

işletim sistemim [+][+3][+5] [-]
kırık link bildirimi Kırık Link Bildir! #322334 04-09-2008 12:34 GMT-1 saat    
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, dünyadaki ekonomik çalkantının birinci yılının dolduğunu ifade ederek, "Bence krizin ortasındayız. Mali sektörle ilgili önemli miktarda zararlar oldu ama bunun sonuna gelmiş gibi görünmüyoruz" dedi.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası ile Dünya Gazetesi'nin işbirliği ile düzenlenen, `Para Politikaları' konulu konferansa katıldı. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda düzenlenen konferansa, Türkiye ve dünya ekonomilerindeki son durumu anlatan bir sunumla başlayan Durmuş Yılmaz, "Çalkantının birinci yılını tamamlamış bulunuyoruz. `Söz konusu krizin neresindeyiz?' diye sorduğumuzda, bence krizin ortasındayız. Mali sektörle ilgili önemli miktarda zararlar oldu ama bunun sonuna gelmiş gibi görünmüyoruz. Bunun reel ekonomi üzerine de yansımaları olacak. Önümüzdeki dönemde bu yansımaları hep birlikte göreceğiz. Bu dalgalanmanın boyutu nedir? Ekonomik hayat tek düz bir çizgide ilerlemiyor. Son dönemdeki oynaklığın boyutları bir hayli yükselmiş durumda. Bu da bize gösteriyor ki, geçmiş ve önümüzdeki dönemde dünya ekonomisinin izleyeceği yönle ilgili olarak yatırımcının kafası karışık. Risk Alma İştahı Endeksi, 2008 yılının ilk yarısında panik durumunu yansıtan seviyeye kadar gerilemiştir. Son bir aylık dönemde gözlenen kısmi toparlanma eğilimine rağmen risk algılamalarında olumsuz seyir devam etmektedir" dedi.

İSTİKRAR ŞART

Durmuş Yılmaz, son dönemde Türkiye'ye ilişkin risk göstergelerinde önemli düzelme yaşandığını da vurgulayarak, "Ekonomik istikrar kalkınmanın temel şartıdır. Yüksek enflasyonda ekonomik istikrar olmuyor, sürdürülebilir büyüme yaşanamıyor. Bütün ekonomik aktivitelerin nihai amacı olan refah seviyesini yükseltmek için istikrar şart. Temel politika aracımız kısa vadeli faiz oranlarıdır. Türkiye'nin fiyat istikrarı konusunda aldığı mesafe enflasyon sıralamasındaki yerini de iyileştirmiştir" diye konuştu.

ABD MALİ SİSTEMİ AYAKTA TUTMAYA ÇALIŞIYOR

Durmuş Yılmaz, Merkez Bankası'nın birçok yönden eleştirildiğini de hatırlatarak, "Bize yöneltilen eleştirilerden biri de, diğer ülkelerin Merkez Bankaları, özellikle ABD Merkez Bankası kadar duyarlı davranmadığımız, ekonomik büyüme ve işsizliğe gereken önemi vermediğimizdir. İçtenlikle söylüyorum ki, ABD merkez bankasının politika faizleriyle ilgili aldığı kararların asıl amacı ne enflasyon, ne de ekonomik büyümedir. ABD bizim 2001'de yaşadığımız kriz gibi, mali sistemin ayakta kalıp kalmaması, çöküşün olup olmaması sorunuyla mücadele ediyor. ABD Merkez Bankası'nın ana hedefi, aldığı kararlarla yapmaya çalıştığı şey, finansal istikrarı sağlamak. Maliyetleri düşürmek, ekonomik büyümeye katkı sağlamak. Asıl çıkış noktası finansal istikrarın yüz yüze olduğu sorunu bertaraf etmek ve sistemi ayakta tutmak. Bizim Allah'a şükür böyle sorunumuz yok. 2001'de biz bu krizi yaşadık ve mali bir yükle bertaraf ettik. Sistemimizde finansal istikrar sorunu yok" dedi.

Durmuş Yılmaz, Merkez Bankalarının faiz politikalarıyla ilgili olarak da, "İçinde bulunduğumuz yüksek belirsizlik ortamında merkez bankaları faiz artırım veya faiz indirim serileri şeklinde bir uygulama yerine, içinde bulundukları ekonomik şartlara ve geleceğe yönelik enflasyon görünümüne uygun bir hareket tarzı tercih etmişlerdir. Seri halinde faiz artırımı ve indirimi söz konusu değildir" dedi.

EYLÜL'DE FAİZ İNDİRİMİ OLABİLİR

Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, daha sonra da faiz konusuna değinerek şöyle devam etti:

"Merkez Bankası'nın bundan sonraki dönemde alacağı faiz kararları, küresel piyasalardaki gelişmelere, dış talebe, maliye politikası uygulamalarına ve orta vadeli enflasyon görünümünü etkileyen diğer unsurlara bağlı olacaktır. Parasal sıkılaştırma eğilimine son veren Para Politikası Kurulu, verilere duyarlılığın bir yansıması olarak Eylül ayından itibaren ölçülü faiz indirimi de dahil olmak üzere bütün politika seçeneklerini dikkate alacaktır. Burası son derece önemli. Burada Merkez Bankası, şahin durumundan güvercin durumuna geçti diye bir şey söz konusu değildir. Altını çizmek istediğimiz husus şu bütün Merkez Bankaları veri bağımlısı hale geldiler. Hangi Merkez Bankası'nın zaman içinde nasıl politika faizi değişimi uyguladığı önemli. Son ana kadar elimize gelen veriyi inceleyip ona göre politika belirleyeceğiz. Seri halinde yükseliş, seri halinde düşüş, uzun müddet sabit kalmalar olabilir de olmayabilir de. Türkiye doğru işler yapıyor. Yerli yabancı yatırımcının güvenini kazanıyor. İleriye yönelik istikrar duygusu gelişiyor. Bu istikrar sonucu yatırımcının talep ettiği risk primi düşüyor ve kur değerleniyor. Siyasi istikrar ve makro istikrar sağlandığı ve yatırımcının orta ve uzun vadedeki güveni korunduğu sürece Türkiye bu döngünün içinde olacaktır. Türk lirası değerlendikçe bizim kur politikamız rahatlıyor. Doğru ama biz enflasyonda başarılı olalım diye böyle bir kur politikası uygulamıyoruz.

PETROL FİYATLARI

Petrol fiyatları düşüyor ve nereye kadar düşeceğini bilmiyoruz. Eğer düşmeye devam ederse bu içerideki maliyetler acısından olumlu gelişme olacak. Ama kamu maliyesinin gelirleri üzerinde bir miktar olumsuz etkisi olabilir diye düşünüyoruz."

KURUŞA SAHİP ÇIKIN

Yılmaz, yeni parayla ilgili çalışmaların da sürdüğünü ifade etti. Yılmaz, "Şu anda yeni paralarımızın ebat belirleme ve dizaynları yapıldı. Belli miktarı kupürlere basıldı, diğer kupürler basılmaya devam ediyor ve şubelere dağıtılmaya başlandı. Ebatları, güvenlik özellikleri ve üzerinde nelerin olacağını 3 Ekim'de sayın Başbakan'la yapacağımız basın toplantısıyla sizlerle paylaşacağız. Herkesin bu kampanyayla destek vermesini talep ediyoruz. Kuruşumuza sahip çıkalım diyoruz. Bu çok önemli bir konu. Yumurtanın fiyatı 25 kuruş ise eğer 26 kuruşa çıkarırsanız yüzde olarak artışı farklı, 30 kuruşa çıkarırsanız farklı oluyor. Nominal olarak çok önemli görülmeyen kuruşlar yüzdeye vurduğunuzda önemli hale geliyor ve bu da enflasyonu etkiliyor. Herkesin kuruşa sahip çıkmasını ve paranın üstünü istemesini tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

Konferansın ardından Durmuş Yılmaz izleyicilerden gelen soruları yanıtladı.

spor3.com

Bunu ilk beğenen siz olun

Hata Oluştu


MSN
> 1 <